Kirli Anlaşma

 Novigrad’ın tenha sokaklarından birinde, iki adam hararetli şekilde tartışıyordu. Beyazlara bürünmüş tek gözü sıkıntılı olan adam, karşısındaki yeşil kapüşonlu sinsi adam karşısında kendini ezdirmemeye çalışıyordu.
“Benden istediklerini yapıyorum adamım. Sen hedef istiyorsun ben sana  hedef vermekle kalmıyor, onların yalnız kaldığı zaman ve sokakları bile veriyorum. Ama gelmiş bana hiddetleniyorsun. Karşı çeteymiş. Bizden biriymiş… Banane  bundan! Hedef bul dedin bulduk. Ayrıntısını istememiştin Kaçakçı bozuntusu.”
“Bana hiddetlenmeye kalkma seni çakma dilenci! Diğer gözünü de ben hallederim haberin olsun. Bundan sonra sadece hedef istemiyorum. Bundan böyle Bizim Fistteck (Kokein) için doğru hedefler bulmamız lazım. Anladın mı? Artık gelişi güzellik yok. Çünkü rakip çete gün geçtikçe güçleniyor. Bunun için artık hedeflerimizi düzgün seçmeliyiz.”
   Dilenci’nin pek yapacağı bir şey yoktu. Çünkü sokaklarda korunma sıkıntısı çektiği için bu tür kaçacakların dediklerini yapmak zorunda kalıyor. Bir yani kendini bu Kaçakçı’ya yedirmek istemese de bir yanı Kaçakçı’nın gücüne ihtiyaç duyduğunun farkındaydı. Bu yüzden dediklerini harfiyen uygulamaya devam edecekti.
“Tamam tamam sakinim. Şimdi doğru mu anlamışım bir teyit edeyim. Rakip çeteden birilerinin ismini ve yerini sana bildirirsem aynı şekilde beni koruma görevine devam edeceksin değil mi?”
“Aynen öyle. Rakip çetedekilerden birine Fissteck’e alıştırmak bizim için bir artı. Belki iki doz bile vererek işini halledebiliriz. Yani komple işi kalmaz bu dünyada.  Ha yok bir doz bile alsa zararımız yok. Rakip çete de kullanmıyor Fissteck’i tıpkı bizim gibi sadece satıyorlar. Bu yüzden kendi içlerinden biri kullanmaya başlarsa onu tedavi etmek için ekstra uğraşa girecektir. Her türlü kazan kazan olayı var.  Çaktın köfteyi değil mi?”
   Dilenci olayı tam anlamıyla kavramıştı. Artık hedeflerini düzgün seçmeli ve kaçakçıyla daha iyi geçinmeliydi. Çünkü rakip çete ile kapışmalarını böyle adamları sinirlendirir ve sinirini başka yerden çıkarabilirdi. O yüzden dikkatli olmak zorundaydı. Kaçakçı ise dilenciyi hiç sallamıyordu. Tek amacı rakip çeteye zarar vermek ve kendi işine devam etmek. Ama Kaçakçı kendi işinin sadece rakip çeteyle olmadığını biliyordu. Zengin olmalı ve yukarılara çıkmalıydı. Bencillik yapmak onun huyunda vardı. Şimdi aklındaki sinsi planların yansıması olarak  yeşil kapüşonun altında pis bir sırıtış belirmişti.
“Haa bu arada tek gözlü, bir anlaşma daha yapalım ama kesinlikle aramızda kalacak! Yoksa iki gözünde olmaz bundan sonra. Rakip çetenin elemanları dışında bizim bölgede bulunan ölmesi zor ve sağlam kişilere ihtiyacım var. Onları da Fissteck’e alıştıracağım ve onlara devamlı müşterim haline getirerek  sağlam para kazanmaya devam edeceğim. Yani sadece kullanıcı sayısını arttıracağız. Ve bunu kesinlikle bizim çeteden kimseye söylemeyeceksin! Biliyorsun dediğimi yaparım gözsüz kalırsın. Ama bu teklifi daha cazip hale getirmek için sana bir önerim var. Rakip çeteden elamanların yer ve zamanlarını hedefler ve bana ulaştırırsan, aynen seni koruma görevim devam edecek.  Lakin bizim bölgeden dediğim profile uygun kişiler bulursan sadece koruma değil kişi başına tam Üç Coin(madeni Para) kazanacaksın. Anlaştık mı?”
“Harbiden bencilin tekisin adamım. Ama bende en az senin kadar bencil olduğum için bu anlaşmayı severek uyacağım.”
    Böylelikle Kaçakçı istediğini almıştı. Hem rakip çeteden elamanları Fissteck’iyle zehirleyecek. Hem de kendi bölgesinde sözde müttefiklerini Fissteck’e alıştırıp parasına para demeyecekti. İşte hayat böyle birşeydir. İnsanlar kendi işine gelince her türlü pisliği yapma potansiyeli barındırır. Bir ahlak anlayışı olmayan bu kişilerde istediklerine ulaşmak her şey için mubah oluyor. Belli bir sınırları yok. Bu tarz insanlar,elfler,dwarflar daha doğrusu tüm canlı organizmalar dünya için parazit oluşturmaktadır. Onlardan uzak durmak gerekir. Ama önce kendi ahlak anlayışımızı çizmemiz gerekir. Yoksa O canlılar bizim işimize gelen pis bir teklifle bizim de aklımızı çelebilir. Hangi evrende olursanız olun kesinlikle bir ahlak anlayışınız ve sınırlarınız olsun.

***Not: Bu seferki hikayemiz biraz kısa oldu biliyorum lakin Fisstech Trafficker kartı ile ilgili böyle bir hikaye yazmak istedim. Onun mekaniklerine uygun bir hikaye yazdığımı düşünüyorum.(Mekaniği: rakibi zehirlemesinde kazanç yok. lakin kendi birimlerimizi zehirlersek 3 altın veriyor.) Beggar’da yancı olarak iyi bir fikir olarak aklıma yattı o yüzden ikisi üzerinden yaptım bu hikayeyi. İnşaAllah beğenerek okumuşsunuzdur. Yorumlarınızı bekliyor olacağım.

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir