Para Kazandıran İnek

    -“Selamlar, beni tanımadınız mı? Eğer tanımadıysanız çok üzülürüm. Ben bu dünyadaki en çok para kazandıran canlıyım. Nilfgaard ve Skeliga’da iyi para kazandıranlar varmış, pehhh…Tabii ki benim yanımdan geçmez onlar. Ben ölmeden bu dünyada, benden daha çok para kazandıracak bir şey yok. Bu arada ismimi söylemeyi unuttum. Ben –İnek Möö-. Neyse şu tırnak işaretinden kurtulalım. zaten artık beni tanıyorsunuz. Hikayeyi ben anlatacağım sizlere. Hadi başlayalım, çünkü çok ilginç bir hikayem var.”-
    Çiftlikte her zamanki gibi saman yiyordum. Ve sahibimin gelip sütümü sağmasını bekliyordum. -Bu arada es geçmeyelim. Benim sütümü sakın diğer ineklerle karıştırmayın. Arkadaşlarımın sütlerinden  bin kat daha güzel benim sütüm. Sırf bu yüzden, benim sütüm ayrı satılır.- Neyse hikayeye dönelim  bir anda geldi sahibim. Her zamanki yumuşaklığıyla sütümü sağdı. Diğer inekler ancak sıralarını bekler. Benim gibi para kazandıramıyorlar sonuçta. Ama duydum ki son zamanlarda birileri sağlam para kazandırıyormuş. Ama sütleriyle değil, derisiyle ve etleriyle bu parayı kazandırıyorlarmış.  Yani ölmeleri gerekiyormuş. Neyse ilk başta söylediğim halen geçerli. Çünkü Yaşayan olarak en çok para kazandıran benim 😀
    Neyse artık biraz hikayeyi hızlandıralım bence. İnek arkadaşlarım gibi bende biraz sabırsızım. Şuan ölümün eşiğinde olduğumu bilmiyorsun. Neyse ne… bunları sana anlatmam lazım dostum. Biraz önce olanlar efsanelere konu olacak cinste. Ben sana, sen de herkese anlatırsın.
   1 saat önce:
   Uzun ve beyaz saçlı biri, çiftliğin çitlerinden atlayarak yanımıza geldi. Karizmatikti birisiydi. Bende diğer inek arkadaşlarım gibi gözümü ondan alamadım. Lakin yabancı, bir anda sırtındaki kılıcı çekip salladı. Sırtında iki kılıç olmasına mı şaşırayım, yoksa suçsuz yere öldürülen arkadaşıma mı üzüleyim bilemedim. Ben dahil tüm arkadaşlarım bağırarak oradan kaçmaya çalıştık ama nafile. Çitleri bir türlü aşamıyorduk. Yabancı ise el hareketleri yaparak; bazılarımızı sersemletiyor, bazılarımızı yakıyordu. Sonuç olarak tam bir katliam yapmıştı. –Ama anlamadığım bir şey var. Sahibimizin neden gelmiyor? Hadi onu geçtim; insanlar neden bize yardım etmiyor ya? Hâlbuki biz onları besliyoruz ve yaşamlarının kalitesini arttırıyoruz. Ama hayvanız ya, umurlarında değiliz. İster keser ister biçerler. Ya da şimdiki gibi umursamazlar. Doğaya ve hayvana değer vermeyi bilmeyen cani canlılar sizi. Ama bunun hesabı da elbet sorulur. Neyse çok fazla sosyal mesaj verdim kusura bakma dostum. Şimdi arkadaşlarımı kesip biçen yabancıya geri dönelim.-
   Arkadaşlarımın neredeyse hepsi ölmüştü. ölmeyenlere de sıra geliyordu. Ben ise kendimi saman yığının arkasına atmış gizleniyordum. Yabancının görüş açısında değildim. Ama yabancı durmuyordu. Ölen arkadaşlarımın derisini ve etini alıp atına yükledi. Bir baktım ki tüm arkadaşlarım öldürülmüştü. Sanırım yabancı da yoluna gidiyordu. Ulan hadi insanlar  bize yardım etmiyordu peki efsanevi “chort” nerede? tabii ya efsaneden ibaret, gerçek değil ki. Biz ineklerin koruyucu ne arar bu dünyada. Ama neyse ki yabancı çiftliğin en iyi malını öldürmedi. Ben halen en ufak çizik almamıştım. Ta ki yabancı atına  binip beni görünceye kadar.
    Yabancı atının üstünden beni görür görmez üstüme doğru atlayıp samanlığı aleve verdi. İki ayağım yanıyordu. bu yüzden sendeleyerek yan düştüm. Yabancı benim değerimin fazla olduğunu anlayacak ki arkadaşlarımda kullandığı kılıç yerine diğer kılıcını çekti. Tam kafamdan olacaktım ki arkalardan gelen bir ses yabancıyı durdurmuştu. Ama yabancı arkasına dönmeden bir anda yediği sağlam bir darbeyle saman yığının üstüne tosladı. Bu inanılmazdı. Gelen, ineklerin koruyucusu Chort’tu Gözlerime inanamadım, ama o gelmişti. Efsane sandığımız kestane çıkmadı ve beni kurtardı. Chort cüsseli vücuduyla bağırarak ölen arkadaşlarıma baktı ve gözyaşlarını tutamadan çiftlikten uzaklaştı. Yabancıdan bahsetmeme gerek yok. aldığı darbeden sonra zar zor topuklayabilmişti. Bense bu hikayenin hepsini, ayağım tedavi edilirken sahibimin oğluna anlatıyordum. Sahibim  ise kızarak oğluna sesledi.
   “Oğlum ne dinliyorsun sabahtandır bu ineği. Tek diyebildiği möööö-mööö-möö. Bir tek “ö” sesini bazen uzatıyor bazen kısa tutuyor bu.”
“Olur mu öyle şey baba? Evet, kendisini anlamıyorum ama sonuçta bize en çok para kazandıran inek o. Ve onun kurtulması mucize.”
“Oğlum çok sevme şu sakat kalmış ineği. Çünkü diğer ineklerin derilerini ve etlerini yabancı kaçarken atından aldık ve satıp sağlam para kazandırdık. Bu yanık inek ise artık süt veremeyecek. Ateş sadece ayaklarına değil organlarına da zarar vermiş . Evet, haklısın kendisi -eskinin efsanesi ama şimdinin kestanesi.-Çünkü ne derisini satabileceğiz ne etini. Süt desen zaten ölü o kısım. Neyse, yanık olmayan kısımlarını kesip, çerez fiyatına satacağız. o yüzden fazla ilgilenme onunla.”
    -Lan! sahibim nasıl konuşuyor benle? Beni anlamıyorlar mıymış… Hayde…. Ulan boşuna anlattık hikayeyi. Artık ihtişamımız da kalmadı. Efsanede değiliz. Çöpüz çöp. Vurun lan boynumu kurtulayım şu hayattan. Çöp yığınına döndük iyice. Beni dinleyen anlayan birileri var biliyorum. Bu hikayeyi okuyanlar beni anlıyor. Ama niye halen hikayeyi kapatmadınız ki? Bu absürt hikayeyi bir inekten dinliyorsunuz. Kendinize gelin! Gidin daha kaliteli hikayeler okuyun. Ben de ölüme gidiyorum zaten. Neyse, Öbür dünyada görüşürüz adamım. Sonuçta bu dünyada kalan bazı hesaplar, öbür dünyada görülecektir.-


***Bu sefer absürt bir hikayeye yazmak istediğim açıkçası. Witcher 3 te kolay para kazanmanın yöntemiydi; inek kesip düşen itemleri topladıktan sonra metidasyon yapıp yenilenen inekleri tekrar kesmek. Sağlam para var. Zaten bu yüzden Gwent’te kartın  adı –Para kazandıran inek-  Ama cdpr müthiş bir güncellemeyle bunun önüne geçmişti. Çok fazla inek keserseniz Chort adlı öldüremeyeceğiniz canavar geliyor. ve sizi tekliyor. Denemeyen varsa denesin ben denedim yok ölmüyor.(öldürenler var tabii ki 😀 biz öldüremedik.) 😀 😀  Tek atıyor. Hiç hasar yemeden öldürmelisiniz. Neyse İnşaallah beğenmişsinizdir. Yer yer dördüncü duvarı da kırdık  😀 artık gerisi sizde, yorumlarınızı bekliyor olacağım.

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir